Mesaj Defteri
Mesaj Defterine Yazın 
212
Mesaj Defteri yazıları
zübeyde aydoğan
27 Ağustos 2010 12:42 |
BİR GÜN BEKTAŞİNİN BİRİ CAMİ HOCASINA SORAR:HOCA EFENDİ SANA DANIŞACAĞIM BİR KONU VAR SEN BENDEN BU KONUDA BİLGİSİNDİR. BEKTAŞİ DERKİ HOCAM CENAZE NAMAZINDA GÖZÜNE ÇÖP KAÇMIŞ MÜMİN ÇÖPÜMÜ ÇIKARSIN YOKSA ALNI SECDEYEMİ GİTSİN. HOCA HİÇ TEREDDÜT ETMEDEN ALNI SECDEYE GİTMESİ GEREKİR DER. BEKTAŞİ BUNA CEVABEN HOCAYA DERKİ;ALLAH BELAANI VERE SEN BÖYLE Mİ HOCASIN DER. HOCA DÜŞÜNÜR DÜŞÜNÜR BEKTAŞİNİN NİYE BELA OKUDUĞUNU ANLAYAMAZ.
ayhan aydoğan
22 Ağustos 2010 13:18 |
Tolstoy
* Bir gün ermişlerden birine sormuşlar; Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi ger...çekten yaşayanlar arasında ne fark vardır..?
Bakın göstereyim demiş, ermiş..
Bir sofra hazırlamış..Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. derken, sıcak çorbalar ve arkasından da derviş kaşığı denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş..
Ermiş ; Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz ; Diye bir şart koşmuş.. Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok , peki demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar..Fakat o da ne..? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş..En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler..Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan..Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş ; Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya demiş..
Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya..Ermiş ; Buyurun bakalım deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını..Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar..
İşte demiş ermiş.. Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır.. Ve kim ki, kardeşini düşünür ve doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz..Şunu da unutmayın ki, hayat pazarındaki alan değil, her zaman veren kazançlıdır...*Devamını Gör
Ekleyen:: Cümle mühendisleri
* Bir gün ermişlerden birine sormuşlar; Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi ger...çekten yaşayanlar arasında ne fark vardır..?
Bakın göstereyim demiş, ermiş..
Bir sofra hazırlamış..Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. derken, sıcak çorbalar ve arkasından da derviş kaşığı denilen bir metre boyunda kaşıklar gelmiş..
Ermiş ; Bu kaşıkların sapının ucundan tutup öyle yiyeceksiniz ; Diye bir şart koşmuş.. Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok , peki demişler ve çorbayı içmeye başlamışlar..Fakat o da ne..? Kaşıklar uzun geldiğinden, sofradaki hiç kimse, çorbayı döküp saçmadan bir türlü ağzına götüremiyormuş..En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, çorbadan vazgeçmişler..Öylece, aç aç kalkmışlar sofradan..Onlar sofradan kalktıktan sonra, ermiş ; Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım sofraya demiş..
Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen insanlar oturmuş sofraya..Ermiş ; Buyurun bakalım deyince de, her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içmişler çorbalarını..Böylece her biri diğerini doyurmuş olarak, şükür içinde sofradan kalkmışlar..
İşte demiş ermiş.. Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır.. Ve kim ki, kardeşini düşünür ve doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz..Şunu da unutmayın ki, hayat pazarındaki alan değil, her zaman veren kazançlıdır...*Devamını Gör
Ekleyen:: Cümle mühendisleri
ayhan aydoğan
18 Ağustos 2010 23:35 |
2010 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN İÇERİĞİNİ TAM OLARAK BİLİYORMUYUZ....?
YADA MİLLETİMİZİN VE DEVLETİMİZİN LEHİNEMİ/ALEYHİNEMİ....?
Lehimize gözüken sadece bir kaç maddeyle neleri kaybedeceğimizi biliyormuyuz...?
Mecliste yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) 5510 sayılı bekleyen şu anda.
Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:
- Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 2
- Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000 'den 7,000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9,000 gün prime çıkacak. (Madde 27)
- Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında düşürülecek.(Madde 29)
-Yıpranma hakkı gasp edilecek
-Aylık geliri 1.390,6 TL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 TL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 8
- Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'Katılım payı' adı altında bıraktı ÖDENECEK. (Madde 6
- 'Katılım payı' Gerektiğinde beş Katına kadar arttırılacak. (Madde 6
-Bütün Sağlık Hizmetleri Paralı olacak.
- Sağlık hizmeti alabilmek için bu Ülkenin VATANDAŞI olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek.
Şimdi bir de'ilave ücret'adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)
- Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter 'mantığı geçerli olacak.
Daha önce doğum yapan sigortalılara 6 ay süreyle verilmesi öngörülen altı emzirme yardımı bir aya düşürülecek.
- Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği % 16 azalacak. (Madde 18, 19, 80)
YADA MİLLETİMİZİN VE DEVLETİMİZİN LEHİNEMİ/ALEYHİNEMİ....?
Lehimize gözüken sadece bir kaç maddeyle neleri kaybedeceğimizi biliyormuyuz...?
Mecliste yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) 5510 sayılı bekleyen şu anda.
Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:
- Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 2

- Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000 'den 7,000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9,000 gün prime çıkacak. (Madde 27)
- Emekli maaşları % 23 ila % 33 arasında düşürülecek.(Madde 29)
-Yıpranma hakkı gasp edilecek
-Aylık geliri 1.390,6 TL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 TL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 8

- Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'Katılım payı' adı altında bıraktı ÖDENECEK. (Madde 6

- 'Katılım payı' Gerektiğinde beş Katına kadar arttırılacak. (Madde 6

-Bütün Sağlık Hizmetleri Paralı olacak.
- Sağlık hizmeti alabilmek için bu Ülkenin VATANDAŞI olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek.
Şimdi bir de'ilave ücret'adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)
- Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter 'mantığı geçerli olacak.
Daha önce doğum yapan sigortalılara 6 ay süreyle verilmesi öngörülen altı emzirme yardımı bir aya düşürülecek.
- Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği % 16 azalacak. (Madde 18, 19, 80)
zübeyde aydoğan
12 Ağustos 2010 19:36 |
22 AĞUSTOS PAZAR GÜNÜ ÇAĞLAYAN MEYDANINDA KILIÇTAROĞLU KONUŞACAK GELMEK İSTEYENLERE DUYURULUR. (CHP İSTANBUL MİTİNGİ)
ayhan aydoğan
16 Temmuz 2010 22:13 |
HANGİ DİNDEN OLDUĞUMUZ ÖNEMLİ DEĞİL
Brezilyalı din bilimci Leonardo Boff ile Dalai Lama arasındaki kısa fakat anlamlı söyleşi.
Bir masa etrafında oturmuş, din ve hürriyet alışverişinde bulunurken merak ve birazda hınzırlık olsun diye Dalai Lama'ya sordum :
"Kutsal efendim, sizce en iyi din hangisidir ?"
"Tibet Budizm'i" ya da "Hristyanlık tan çok daha eski doğu dinleri" demesini beklerken
Dalai Lama durdu, gülümsedi ve gözlerimin içine bakarak : ...
"En iyi din, seni Tanrı'ya en çok yakınlaştırandır. Seni daha iyi bir insan yapan hangi dinse,
en iyi din odur!."
Bu kadar bilge bir cevap karşısında, şaşkınlığımdan kurtulmak için devam ettim:
"Daha iyi insan derken ?"
Dedi ki:
Yani daha insaflı,
daha duygusal,
daha umursamaz,
daha sevgi dolu,
daha merhametli,
daha sorumlu,
daha etik."
Kılan din hangisi ise, işte en iyi din odur!
Biran sessiz kaldım!... Bugün bile bu bilge ve kaçınılmaz cevabı takdir ve hayranlıkla anımsıyorum:
"Dostum, hangi dinden olduğun, ya da ne kadar dindar olduğun beni zerre kadar ilgilendirmez..." "Beni ilgilendiren, ailene, işine, çevrene ve hatta dünyaya karşı duruşundur."
"Unutma ki evren, senin davranış ve düşüncelerinin yansımasıdır!!!"
"Aksiyon - reaksiyon kuralı sadece fizikte yoktur. İnsan ilişkileri de bundan etkilenir. İyilik yaparsan iyilik, kötülük yaparsan kötülük bulursun..."
"Atalarımızdan duyageldiklerimizin hepsi gerçek!!! Başkaları için ne diliyorsan kendin içinde onu yaratırsın.
Mutlu olmak kader değil seçeneğindir!!
Ve sohbeti şöyle sonlandırdı:
"Düşüncelerine dikkat et, çünkü onlar söz olur...
Sözlerine dikkat et çünkü onlar davranış olur.
Davranışlarına dikkat et çünkü onlar alışkanlık olur.
Alışkanlıklarına dikkat et çünkü onlar senin karakterini oluşturur.
Karakterine dikkat et çünkü onlar senin kaderini oluşturur.
Kaderine dikkat et çünkü o senin yaşantın olur, ve ........
"Gerçekten daha iyi din yoktur."
Brezilyalı din bilimci Leonardo Boff ile Dalai Lama arasındaki kısa fakat anlamlı söyleşi.
Bir masa etrafında oturmuş, din ve hürriyet alışverişinde bulunurken merak ve birazda hınzırlık olsun diye Dalai Lama'ya sordum :
"Kutsal efendim, sizce en iyi din hangisidir ?"
"Tibet Budizm'i" ya da "Hristyanlık tan çok daha eski doğu dinleri" demesini beklerken
Dalai Lama durdu, gülümsedi ve gözlerimin içine bakarak : ...
"En iyi din, seni Tanrı'ya en çok yakınlaştırandır. Seni daha iyi bir insan yapan hangi dinse,
en iyi din odur!."
Bu kadar bilge bir cevap karşısında, şaşkınlığımdan kurtulmak için devam ettim:
"Daha iyi insan derken ?"
Dedi ki:
Yani daha insaflı,
daha duygusal,
daha umursamaz,
daha sevgi dolu,
daha merhametli,
daha sorumlu,
daha etik."
Kılan din hangisi ise, işte en iyi din odur!
Biran sessiz kaldım!... Bugün bile bu bilge ve kaçınılmaz cevabı takdir ve hayranlıkla anımsıyorum:
"Dostum, hangi dinden olduğun, ya da ne kadar dindar olduğun beni zerre kadar ilgilendirmez..." "Beni ilgilendiren, ailene, işine, çevrene ve hatta dünyaya karşı duruşundur."
"Unutma ki evren, senin davranış ve düşüncelerinin yansımasıdır!!!"
"Aksiyon - reaksiyon kuralı sadece fizikte yoktur. İnsan ilişkileri de bundan etkilenir. İyilik yaparsan iyilik, kötülük yaparsan kötülük bulursun..."
"Atalarımızdan duyageldiklerimizin hepsi gerçek!!! Başkaları için ne diliyorsan kendin içinde onu yaratırsın.
Mutlu olmak kader değil seçeneğindir!!
Ve sohbeti şöyle sonlandırdı:
"Düşüncelerine dikkat et, çünkü onlar söz olur...
Sözlerine dikkat et çünkü onlar davranış olur.
Davranışlarına dikkat et çünkü onlar alışkanlık olur.
Alışkanlıklarına dikkat et çünkü onlar senin karakterini oluşturur.
Karakterine dikkat et çünkü onlar senin kaderini oluşturur.
Kaderine dikkat et çünkü o senin yaşantın olur, ve ........
"Gerçekten daha iyi din yoktur."
212
Mesaj Defteri yazıları
Mesaj Defteri